
Der Zibet, “Girls” ile yeni bir döneme giriyor!!
Bizi “entelektüel” bir gruptan çok, vahşi bir canlı performans
grubu olarak tanımalarını istiyoruz.
“İşte dijital beat’in ulaştığı son nokta.” Der Zibet’in 12 inçlik
single’ı “Girls”, işte böyle bir sloganla tanıtılıyor.
Der Zibet’i uzun zamandır sahnede izleyenler, grubun son
dönemlerde daha dans odaklı parçalar çalmaya başladığını
fark etmişlerdir. Ancak ilk albümleri “Violette Balle”‘den beri
grubu takip etmeyenler için “Girls” azımsanmayacak kadar
şaşırtıcı olmuş olmalı.
Programlama ve sampling ağırlıklı dijital beat’ler ile ISSAY’in
vahşi vokali… Eğer “Violette Balle” dinleyicinin zekâsına ve duyarlılığına
seslenen bir albümse, “Girls” çok daha doğrudan içgüdülere
ve bedene hitap ediyor. İçinde hafif tehlikeli bir hava, hatta
“acımsı” diyebileceğimiz bir sertlik (aku) hissediliyor.
Daha önce “Bir rock grubu olmak zorunda değiliz.” diyen
ISSAY’e, son zamanlardaki düşüncelerini sorduk.
Röportaj: Hiroko Yamamoto
Fotoğraf: Mariko Miura
𒀹 “Girls”ü dinleyen birçok hayran şaşıracaktır, değil mi?
𒀺 Bu kez sampling’in kralı benim. (lol) Ama aslında en çok
istediğim şey, saf ve doğrudan bir güçtü.
𒀹 Oldukça sert bir parça olmuş.
𒀺 Daha doğrusu, grubumuzun yönünü en iyi yansıtan parça bu
oldu. Biz zaten dans müziğine yakın olmak isteyen bir gruptuk.
İlk albümümüzde de dans edilebilir bir hava vardı ama ben onu
çok daha yoğun şekilde dans ettiren bir müzik yapmak istiyordum.
Kendi adıma konuşursam, bu altyapının üzerine söylediğim vokali
gerçekten çok seviyorum.
𒀹 Gerçekten çok etkileyici bir vokal.
𒀺 O vokal sanki arkadaki müzikle kavga ediyor, değil mi? (lol) Çünkü
stüdyoda üstümü başımı umursamadan dans ede ede söylüyorum.
Ses ne kadar dijital işlemlerden geçerse geçsin, söyleyen sonuçta
yaşayan bir insan. Çok sert, vahşi ve saldırgan bir his veriyor.
Eskiden böyle bir altyapının üzerine nasıl söylemem gerektiğini
bilemezdim ama bu kez bunu aşabildim.
𒀹 Sesin de kalınlaşmış gibi.
𒀺 Ben ergenliğe yeni girdim. (Uzun bir sessizlik.) Boyum uzadı,
sakallarım çıktı, sesim kalınlaştı… Tam ergenlik yani. (lol) Kaç
yaşındayım bilmiyorum ama zor bir dönem. (lol)
𒀹 Eskiden “pop” tarafını özellikle vurguluyordunuz. Ama “Girls”ü
dinleyince rock tarafına daha güçlü yöneldiğinizi hissettim.
𒀺 Sanırım öyle. Çünkü bizim gibi bir grubun ayakta kalabilmesi için
böyle bir duruş sergilemesi gerekiyor. Yoksa insanlar sadece
görüntümüze bakıp “Ne güzel, pop grubu işte.” deyip geçiyorlar.
Bundan kurtulmamız gerektiğini hissettim.
𒀹 Bunu neden hissettin?
𒀺 Sanırım dergilerin bizi ele alış biçiminden ve konserlerde aldığım
tepkilerden… Mesela röportajlarda sürekli “David Bowie’yi
seviyorsun, değil mi?” diye soruyorlar. Der Zibet’i dinleyip insanların
aklına neden hemen David Bowie geliyor? Buna gerçekten sinir
oluyorum…
𒀹 İnsanların sizi önce dış görünüşünüzle değerlendirmesi kolay
oluyor. Oysa Der Zibet’in müzikal açıdan ne kadar geniş bir
yelpazesi olduğunu anlayacak daha fazla dinleyiciye ihtiyaç var.
𒀺 Kesinlikle. Ama bizim yapabileceğimiz tek şey insanların bizi
dinlemesini ve sahnede izlemesini sağlamak. Reklam yapmak ya da
medyada görünmekten söz etmiyorum. Yapmamız gereken şey,
gerçekten güçlü bir canlı performans sergilemek. En azından
konser boyunca seyirciyi tamamen içine çekebilmeliyiz. Bunun için
mutlak bir güce sahip olmamız gerektiğinin farkındayız ve bunu
ancak kendimiz başarabiliriz.
𒀹 Keşke insanlar “Der Zibet yakışıklı bir grup.” demekten çok,
“Canlı performansları inanılmaz.” deseler.
𒀺 Aynen öyle. Bence doğru yol da bu. Daha fazla insanın bizi
dinleyebilmesi için farklı gruplarla ortak konserler vermeye de
devam etmek istiyoruz.
𒀹 Umarım kendi temposunda ilerleyen bir grup olmak yerine,
kısa sürede çok büyük bir grup olursunuz.
𒀺 (lol) Bu güzelmiş. “Becerikli şahin pençelerini gizler.” derler ya…
Şaka bir yana. (lol) Elbette daha da büyüyeceğiz. Şu anda tek
istediğimiz şey daha vahşi olmak. İnsanlar bizim grubumuz
hakkında sürekli “entelektüel” falan diyorlar ama aslında hiç de öyle
değiliz. İçimizde vahşi bir taraf var ve insanların bunu da görmesini
istiyorum. Hatta “Bunlar dâhi sanıyorduk, meğer tam anlamıyla
delilermiş!” desinler. (lol) İşte ulaşmak istediğim nokta bu.
Gerçekten de Der Zibet, dış görünüşü öne çıktıkça yanlış
anlaşılmaya daha açık hâle gelen bir grup. Bu yüzden herkesi
susacak kadar etkileyici bir sahne performansı sergilemeleri büyük
önem taşıyor. Nitekim konserlerde seslendirdikleri yeni parçaların
kalitesi gerçekten göz kamaştırıcı. Geriye kalan tek şey, dinleyiciyi
tamamen kendilerine çekebilmeleri…
ISSAY’le yaptığımız bu söyleşi de gösteriyor ki, o bunun
fazlasıyla farkında.
Der Zibet şu sıralar ülke çapındaki turnesine devam ediyor. Çok
yakında ikinci albümlerinin kayıtlarına da başlayacaklar. Dünden
daha vahşi, dünden daha çarpıcı olmalarını yine sabırsızlıkla
bekliyoruz!
Kaynak: Arena37℃
Yayın Yılı: 07.1986
Orijinal Dil: Japonca
Çeviri/Scan: Pluto Blackfish
İlk Çeviri Yayınlama: 09.07.2024
Revize Edilmiş Sürüm: 06.07.2026
Not: Bu çeviri Pluto Blackfish Archive için hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kopyalanmaması rica olunur.
