DER ZIBET | Arena37℃ | 01.86

Büyüleyici Silüet – Bölüm 2 

Kadınlar Hakkında Konuşuyorlar 

Bu kez der Zibet dosyamızın ikinci bölümünde; 
kadınlar, aşk, erkeklik anlayışı ve daha birçok konu 
başta olmak üzere beş ana tema üzerine konuştuk. Merak edilen der Zibet’i daha yakından tanımak için 
harika bir fırsat!

Röportaj: Yuko Umehara 
Fotoğraf: Motoko Sashi 

𒀸 Kadınların farkına ne zaman varmaya başladınız? 

HIKARU: Tam olarak ne zaman kadınların farkına vardığımı bilmiyorum ama anaokulu 
öğretmenime âşıktım. Onu inanılmaz güzel biri olarak 
hatırlıyordum ama yıllar sonra fotoğrafını görünce aslında 
o kadar da güzel olmadığını fark ettim. (lol) 

ISSAY: İki yıl önce. Gerçekten. Çünkü çocukken hem erkek 
arkadaşlarımı hem de kız arkadaşlarımı severdim; o zamanlar 
kız ya da erkek diye ayırmazdım. Sanırım iki yıl önce ilk kez, “Aa, bu bir kızmış… Olmaz!” diye düşündüm. Kızlar belli bir 
yaşa gelince değişiyor ya… Önce “Bir tuhaflık var.” diye 
düşünüyordum, sonra “Demek ki kızmış.” diye fark ettim. 

MAYUMI: Ben ise ilk öpücüğümü aldıktan sonra… (lol) 
Şaka bir yana, anaokulundayken Yoko-chan vardı! 

HAL: ISSAY’in bahsettiği anlamda düşünürsek ben de 
oldukça geç fark ettim. Çünkü hep on kızın arasında tek 
erkek olarak oynayan çocuktum. Kadınları gerçekten bilinçli 
şekilde fark etmeye başlamam sanırım lisenin sonlarına denk 
geliyor. Ama ilk aşk anlamında söyleyecek olursam, 
ilkokuldayken Takako Yamada adında bir kızdan 
hoşlanıyordum. Bana Sign wa V’nin bir fotoğraf kartını 
vermişti, çok mutlu olmuştum.

𒀸 Kadınların hayatınızdaki yeri 

MAYUMI: Vazgeçilmezler. Lise ikinci sınıftayken ilk kez bir kızla 
çıkmaya başladığımda, insanın en az bir kez böyle bir ilişki 
yaşaması gerektiğini düşündüm. O deneyim sayesinde 
bakış açım genişledi. 

ISSAY: Beni korkutan şey, kadın olduğunun farkında 
olmayan kadınlar. Kadınlardan nasıl etkilendiğime gelince…
Terk edildiğim zaman şarkı yazabiliyorum. (lol) 

MAYUMI: Bence erkeklerin harekete geçebilmesi için mutlaka 
bir hedefe ihtiyacı var. Kadınlar ise belirgin bir hedefleri olmasa 
bile ilerleyebiliyorlar. Hangisinin daha iyi olduğu meselesi değil 
bu ama doğrusu bu yönlerini kıskanıyorum. Bu yüzden onlara 
büyük saygı duyuyorum, ama aynı zamanda onları anlamanın zor 
olduğunu da düşünüyorum. 

Bir de nedense kadınlar sürekli bana gelip dertlerini anlatıyorlar. 
Böyle olunca çevremdekiler bana şakayla karışık “Sengoku Jesus” gözüyle bakıyorlar. (lol) Ama bundan şikâyetçi değilim; 
hatta hoşuma gidiyor. 

HAL: Hayatın akışı içinde bazen hiçbir şey düşünmeden sevdiğin 
kadınla baş başa vakit geçirebilmek çok önemli. Böyle zamanlarım 
olmazsa kendimi iyi hissedemiyorum. 

𒀸 Aşk size neler kazandırdı? 

HIKARU: Belki hayat görüşüm değişmiştir ama bu biraz fazla genel 
kalıyor. Daha çok düşünce tarzım değişti diyebilirim. 
Kadınların erkeklerden gerçekten farklı olduğunu öğrendim. 

ISSAY: Sanırım dünyam genişledi. Sevdiğim kişi benim için yeni bir 
pencere oldu; onun sayesinde daha önce bilmediğim şeyleri 
görmeye başladım. 

MAYUMI: Artık konuşmasına gerek kalmadan, sadece gözlerine 
bakarak ne düşündüğünü anlayabiliyorum. 

HAL: Eskiden insanların neden kadın-erkek ilişkilerine bu kadar 
önem verdiğini anlayamazdım. Ama biriyle çıkmaya başladıktan 
sonra bunun nedenini biraz olsun kavradığımı hissettim. 

ISSAY: Şunu öğrendim… Birini ne kadar çok seversen, sonunda 
yine yalnızca kendin olabileceğini de o kadar iyi anlıyorsun. 

𒀸 Sizce bir erkek nasıl olmalı? 

HIKARU: Buna hemen cevap veremememin nedeni, kafamda 
kesin bir ideal olmaması olabilir. Ama ben kendi ayakları 
üzerinde duran biri olmak isterim. Günün birinde evlenecek 
olursam, önce sağlam bir temelim olmasını isterim. Biraz eski 
kafalı sayılabilecek bir erkek anlayışına sahibim. Erkek egemenliği 
fikrinden hoşlanmam ama “Kadın şöyle olur, erkek böyle olur.” 
gibi kalıpları da sevmiyorum. 

ISSAY: Erkeklik taslamayın. İnsanları dış görünüşlerine bakarak 
“erkek” diye değerlendirmeyin. Sonuçta hepimiz hâlâ biraz çocuk 
kalabiliyoruz. Kendinizi olduğunuzdan büyük göstermeye 
çalışacağınıza, olduğunuz gibi olun. 

MAYUMI: Dışarıdan gelen her şeyi içine alıp, kendi içinde süzüp 
yeniden dışarı verebilen biri olmalı. Ayrıca ruhen de her koşula 
uyum sağlayabilecek kadar esnek olması gerektiğini düşünüyorum.

HAL: Ben sadece hayallerini kaybetmeyen biri olmak isterim. Bence en önemlisi de bu. 

𒀸 Moda 

MAYUMI: Kıyafet konusunda çok takıntılı biri değilim. Dağınık 
giyinmeyi de severim; o günkü ruh hâlime göre giyinirim. 
Mesela bugün kendimi biraz havalı hissediyorum. (lol) 

ISSAY: Şık olmak zorundayım! Hepsi bu. 

MAYUMI: Ortaokuldayken ilk takım elbisemi aldım. Giydiğimde 
kendime çok yakıştırmıştım. Rahat kıyafetler giyince fazla 
hareketleniyorum; bu yüzden bana pek uygun olmadığını 
düşündüm. Aynaya baktığımda takım elbisenin bana yakıştığını 
gördüm, çevremden de olumlu tepkiler aldım. O günden beri 
hep takım elbise giyiyorum. 

HAL: Eskiden kıyafetlere pek ilgim yoktu. Yeşil tonlarını sevdiğim 
için çoğu zaman sadece rengine bakarak kıyafet alırdım. Ama 
zamanla farklı insanlardan etkilenerek çok şey öğrendim. Hâlâ 
öğrenme aşamasındayım ama gözle görülür biçimde geliştiğimi 
düşünüyorum. 

Kaynak: Arena37℃
Yayın Yılı: 01.1986
Orijinal Dil: Japonca
Çeviri/Scan: Pluto Blackfish

İlk Çeviri Yayınlama: 08.07.2024
Revize Edilmiş Sürüm: 06.07.2026

Not: Bu çeviri Pluto Blackfish Archive için hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kopyalanmaması rica olunur.

Yorumlar

Yorum bırakın