
LIVE REPORT
der Zibet
MYSTERY PARK’a Hoş Geldiniz!!
Rapor: Akira Saeki
Fotoğraf: Mariko Miura
“İlk albümümüz çıktığında bile grubumuz değişmeye başlamıştı. Canlı performanslarımızın yönü de farklılaşmaya başlamıştı. Ondan önce, tabiri caizse daha ‘teatral’ bir anlayışımız vardı. (lol) İlk dönem konserlerimizde pandomim gösterilerimi de işin içine katıyor, bir bakıma durgunluk ile hareketi, COOL ile HOT’u kesin çizgilerle ayırıyorduk. Ama zamanla bunu kontrol edemez hâle geldik… Bireysel enerjinin ötesinde, grubun ortak enerjisi ortaya çıkmaya başladı. Bence bunun en iyi yansıması da ELECTRIC MOON oldu.”
Bunlar, ISSAY’in der Zibet hakkında anlattıklarıydı.
Bu sözlerden de anlaşılacağı gibi, grubun yeni yönü sahnede şekillenmişti. Onlarca konser boyunca, daha önce yarı proje grubu görünümündeki topluluk giderek daha sıkı kenetlenmiş gerçek bir gruba dönüştü. Hatta buna, “bir topluluktan tek bir organizmaya dönüşmek” demek bile yanlış olmaz.
İşte bu yeni hâliyle der Zibet’i görmek için 13 Şubat’ta Shibaura’daki depo tipi canlı müzik mekânı INK STICK’e doğru yola çıktım. Şubat olmasına rağmen havada garip bir ılıklık vardı. Deniz kıyısına bırakılmış eski balıkçı teknelerinin yanından geçerek MYSTERY PARK’a ulaştım.
Mekânın önünde şimdiden büyük bir kalabalık toplanmıştı. Aralarından geçip ikinci kata çıktım. Ama doğrusu, salonun dekorunu görünce istemsizce içimden “Ne kadar ucuz durmuş!” demek geçti. (Gerçi daha sonra tam da bu “ucuzluk” hissinin kendine özgü atmosferi yaratacağını o anda tahmin etmem mümkün değildi.)
Tavandan sarkıtılmış tuvalet kâğıtları, salonun dört bir yanına serpiştirilmiş alüminyum folyodan yapılmış “Electric Moon” süsleri… HIKARU bu konser için “Çok fazla düşünmeden, rahat bir hava olsun istedik.” demişti ama ilk bakışta bana daha çok okul festivallerinde kurulan derme çatma korku evlerini hatırlattı.
Konser başlamadan önce grup için görevlendirilen DJ, Cream ve Jimi Hendrix gibi klasik rock sanatçılarının parçalarını ardı ardına çalıyordu. Açıkçası içimden, “Umarım birazdan izleyeceğimiz şey sadece nostaljik bir gösteri değildir.” diye geçirmeden edemedim.
Fakat konser başlar başlamaz bütün bu endişelerim bir anda dağılıp gitti.
Ses olağanüstü derecede derli topluydu.
Bulunduğum ikinci kat normalde sektör mensupları için ayrılan bölümdü ve bu tür yerlerde ses çoğu zaman boğuklaşırdı. Ama der Zibet’in sesi bulunduğum noktaya bile tüm gücüyle ulaşıyordu.
Belli ki bugünkü kimliklerini gerçekten sahnede inşa etmişlerdi.
ISSAY sahnedeki duruşunu büyük bir rahatlıkla ortaya koyuyor; kimi zaman yumuşak, kimi zaman son derece güçlü söylüyordu. HIKARU ise gitarist olarak sahip olduğu tüm birikimi der Zibet’in müziğine en doğru şekilde aktarıyordu.
HAL ile MAYUMI ise yalnızca diğer iki üyenin boşluklarını doldurmuyordu. Grubun müzikal omurgasını kuran asıl güç onlardı. Senkopları, küçük ritmik dokunuşları ve ince ayrıntıları der Zibet’in müziğine bambaşka bir karakter kazandırıyordu. Hatta bazı şarkılarda ritim bölümü adeta müziği önden sürüklüyordu.
Üstelik MAYUMI o gün elinden sakattı; üstüne yüksek ateşli bir grip geçiriyordu. Buna rağmen diğer üyeleri yönlendirirken grubun temelini oluşturan davul performansından hiçbir şey kaybetmemişti.
HAL de aynı derecede etkileyiciydi. Ansızın patlayan bas yürüyüşleri tamamen o ana özgü bir enerji taşıyor, grubun yarattığı “beat”in bir anda canlanmasını sağlıyordu.
HIKARU ise ritim bölümünün hareketlerini dikkatle izliyor ve gitarını buna göre şekillendiriyordu. Ritim gitar ile solo gitar arasına keskin sınırlar koymuyor; ihtiyaç duyduğu anda ikisi arasında doğal biçimde geçiş yapıyordu. Gitar düzenlemelerinin sürekli değişmesi de bunun en güzel göstergesiydi.
İşte bu yüzden ISSAY’i yalnızca grubun vokalisti olarak görmek doğru olmaz.
O, der Zibet’in sesinin ayrılmaz bir parçası.
Müzik onun etrafında dönmüyor; o da müziğin içinde diğer üyelerle birlikte aynı merkezde duruyor.
Bir röportajında söylediği “Dört kişi aynı hizada durup aynı manzaraya bakıyoruz.” sözü tam da bunu anlatıyor. Gözlerinizi kapattığınızda bile dört kişinin tek bir çizgide birlikte performans sergilediğini hissedebiliyorsunuz.
Turne hâlâ devam ettiği için repertuvardan söz etmeyeceğim. Ama nefeslileri de içine katan o yoğun, duygusal ve son derece sıkı sahne sesini en az bir kez canlı dinlemelisiniz.
Çünkü o anda MYSTERY PARK gerçekten karşınızda beliriyor.
Kaynak: Arena37℃
Yayın Yılı: 04.1987
Orijinal Dil: Japonca
Çeviri/Scan: Pluto Blackfish
İlk Çeviri Yayınlama: 10.07.2024
Revize Edilmiş Sürüm: 06.07.2026
Not: Bu çeviri Pluto Blackfish Archive için hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kopyalanmaması rica olunur.

