Etiket: ROCKIN’ON JAPAN

Dergi

  • DER ZIBET | ROCKIN’ON JAPAN | 05.95

    Çocuklara Selam Söyleyin 

    Bu kez sıra grubun “ergenlik döneminde” mı? 

    Der Zibet’e özgü o taptaze amatör ruhun geri dönüşü: Green 
     

    Röportaj: Takako Inoue 

    Der Zibet’in yeni albümü Green, insanın canını acıtacak kadar 
    duru ve ferah. 

    İlk kez gündelik kıyafetlerini giyip tek başına sokağa çıktığında 
    hissedilen o heyecan… 

    Omzuna biri hafifçe dokunsa istemsizce koşmaya 
    başlayacakmışsın gibi hissettiren o ince gerginlik… 

    İşte albümün taşıdığı duygu tam olarak bu. 

    O genç, toy kalp… 

    Bir yandan akustik melodilerin zarafetini örerken, bir yandan 
    pop’un coşkusuyla ileri atılıyor; sonra ansızın kendini boğucu 
    bir çıkmazın içinde buluveriyor. 

    “Blizzard” ve “Song Bird” gibi “yalnızlık” üzerine yazılmış görkemli 
    ağıtlar ise dinleyeni gözyaşlarına boğacak kadar güçlü. 

    Albümün miksajı tamamlandıktan hemen sonra ISSAY 
    kahkahalar atarak, 

    “Bu albümü dünyaya tamamen sırtımı dönerek yaptım!” 

    demişti. 

    Ama ilginçtir… 

    ISSAY bunu ne zaman söylese ortaya mutlaka çok iyi bir iş çıkar. 

    Sevdiği her şeyi çekinmeden içine doldurduğu bu renkli albüm… 

    Zihnindeki görüntüleri olduğu gibi aktaran, kendine özgü sözleri… 

    Ve her şeyden önemlisi, sanki büyük bir keyifle, 
    hiçbir kuralı umursamadan hazırlanmış hissi… 

    Bütün bunlar albüme, en güzel anlamıyla bir amatör 
    ruh kazandırıyor. 

    Eğer Shishunki ISSAY’in kişisel tarihindeki “yeşil günleri” 
    anlatıyorsa, Green de Der Zibet’in grup olarak yeniden 
    yaşadığı bir ergenlik dönemi gibi. 

    Kimseye hesap vermeden kendi özüne dönen Der Zibet’in 
    bu etkileyici albümünü önümüzdeki iki ay boyunca 
    ayrıntılarıyla ele alacağız. 

    İlk bölümle başlayalım. 

    ISSAY: Bu albümün tek konsepti “Der Zibet”ti. (lol) “Pop olsun.” 
    “Deneysel olsun.” Bunların hiçbirini düşünmedik. Sadece… 
    “Der Zibet’e yakışanı yapalım.” dedik. Bizi zaten seven insanlar 
    dinlediğinde mutlu olursa bu bize yeterdi. Sözler için de özel bir 
    tema belirlemedim. Aslında başta bir anahtar kelime seçmeyi 
    düşündüm. Ama sonra vazgeçtim. 

    𒀸 Peki o anahtar kelime neydi? 

    ISSAY: Peter Pan’ın Karanlık Tarafı. 

    𒀸 Ama albümde gerçekten o hissediliyor. 

    ISSAY: Evet. Çünkü o sıralar zihnimi en çok meşgul eden şeylerden 
    biriydi. Dolayısıyla farkında olmadan şarkılara da yansıdı. Bir de… 
    Albüm bittikten sonra fark ettim. Sözlerde sürekli “çocuklar” 
    kelimesi geçiyor. Kendi kendime, “Neden durmadan çocuklardan 
    söz etmişim?” diye düşündüm. 

    𒀸 Ama albümün adını düşününce bunun çok doğal geldiğini 
    hissediyorum. 

    ISSAY: Olabilir. Ama aslında bu albümün adı Der Zibet II de 
    olabilirdi. Shishunki III de. Children da. Dolphin da. Ya da Green. (lol) 

    𒀸 Sanırım bütün bu isimleri birbirine bağlayan ortak nokta, senin 
    içindeki çocuk taraf. Yani senin hiç değişmeyen yanın. “Green” 
    dediğin şey de bu, değil mi? 

    ISSAY: Evet. Benim için öyle. 

    𒀸 O zaman “çocuk” senin içinde koruman gereken tarafı 
    temsil ediyor diyebilir miyiz? 

    ISSAY: … Belki içimdeki çocuk. Belki gerçekten bu dünyada yaşayan 
    çocuklar. Belki bir zamanlar çocuk olmuş yetişkinler. Belki de henüz 
    doğmamış çocuklar. Bilmiyorum. Ama sanırım hepsinin ortak 
    noktası şu: İnsanın en canlı olduğu hâl. En doğal olduğu hâl. 
    Bu albümde söz yazma biçimim de ilk zamanlardaki 
    hâline geri döndü.  

    Eskiden olduğu gibi, “Ne anlatmak istiyorum?” diye başlamadım. 
    Önce imgeler geldi. Sonra kelimeler. Sonra o kelimelerin çıkardığı 
    ses. Şarkı sözlerini yine o akışın peşinden giderek yazdım. 
    Gözümün önüne görüntüler durmadan geliyor. Benim yaptığım 
    şey sadece… Onları yakalamaya çalışmak. Ama görüntüler öyle 
    hızlı geliyor ki elim yetişemiyor. Ben de peşlerinden koşup 
    hepsini not alıyorum. Sonra onları tek tek seçip bir araya 
    getiriyorum. Ortaya çıkan şey bazen rüya mı, gerçek mi belli 
    olmuyor. Ama benim için gerçekten var olan şeyler bunlar. 
    Onları yazmak istedim.  

    Herkes tarafından anlaşılmaları gerekmiyordu. Çünkü açıkçası… 
    Ben şu “mesaj şarkısı” denilen şeyi hiçbir zaman tam anlayamadım. 
    Hani birinin omzuna dokunup, “Öyle değil mi?” demek gibi… 
    “Ben de aynıyım.” “Sen de aynısın.” gibi şarkılar. Sanırım onlar 
    herkesin ortak hissini yakalamaya çalışıyor. Ama benim öyle bir 
    ortak paydam yok. Kendimi tam tersine… O ortak paydadan en 
    uzakta duran biri gibi hissediyorum. Bu yüzden bu albümde 
    kullandığım kelimeler de tam olarak oradan çıktı. 

    Kaynak: ROCKIN’ON JAPAN
    Yayın Yılı: 05.1995
    Orijinal Dil: Japonca
    Çeviri/Scan: Pluto Blackfish

    İlk Çeviri Yayınlama: 17.07.2025
    Revize Edilmiş Sürüm: 08.07.2026

    Not: Bu çeviri Pluto Blackfish Archive için hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kopyalanmaması rica olunur.

  • DER ZIBET | Rockin’On Japan Vol.5 | 07.87

    Der Zibet 

    (ISSAY) 

    Der Zibet’in vokalisti ISSAY, on dokuz yaşındayken bir gün ansızın bir grup kurmaya 
    karar verdi ve ertesi gün harekete geçti. 

    Normalde bir grup kurarken insanların örnek aldığı bir grup 
    ya da ulaşmak istediği belirli bir müzikal anlayış olur. Ama ISSAY’in aklında bunların hiçbiri yoktu. 

    Tek istediği bir grup kurmaktı. 

    Aslında “istemek” bile doğru kelime değil. 

    O bunu yapmak zorundaydı. 

    Der Zibet’in konserlerini izlediğimde en çok hissettiğim 
    şey ISSAY’in içindeki huzursuzluk oluyor. 

    Performansın iyi ya da kötü olması, seyircinin nasıl tepki 
    verdiği hiç fark etmiyor. 

    Bana hep, içinde taşan bir şeyi dışarı çıkarmaya 
    çabalıyormuş gibi geliyor. 

    Buna ister “gō” (insanın sırtında taşıdığı yazgı ve yük), 
    ister “iblis” deyin. 

    İşte bu yüzden müzik onun için “sevdiği”, “eğlendiği” 
    ya da “işi” olan bir şey değil. 

    Onun için müzik,  yapmak zorunda olduğu bir şey. 

    İlk LP ile ikinci LP arasındaki dönemde Der Zibet hem kadrosunu değiştirdi hem de 
    müzikal açıdan büyük bir dönüşüm geçirdi. 

    Bugün özellikle sahne performansı açısından çok iyi 
    bir noktadalar. 

    Yani ISSAY, içinde taşan o şeyi dışarı vurmanın 
    yolunu yavaş yavaş öğreniyor. 

    Ama yine de… 

    Hâlâ huzursuz görünüyor. 

    Çünkü içinde taşıdığı o taşkınlık, sıradan insanların 
    taşıyabileceğinden çok daha büyük. 

    — Ken Satō 

    Kaynak: Rockin’On Japan Vol.5
    Yayın Yılı: 07.1987
    Orijinal Dil: Japonca
    Çeviri/Scan: Pluto Blackfish

    İlk Çeviri Yayınlama: 12.07.2024
    Revize Edilmiş Sürüm: 06.07.2026

    Not: Bu çeviri Pluto Blackfish Archive için hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kopyalanmaması rica olunur.