

Çocuklara Selam Söyleyin
Bu kez sıra grubun “ergenlik döneminde” mı?
Der Zibet’e özgü o taptaze amatör ruhun geri dönüşü: Green
Röportaj: Takako Inoue
Der Zibet’in yeni albümü Green, insanın canını acıtacak kadar
duru ve ferah.
İlk kez gündelik kıyafetlerini giyip tek başına sokağa çıktığında
hissedilen o heyecan…
Omzuna biri hafifçe dokunsa istemsizce koşmaya
başlayacakmışsın gibi hissettiren o ince gerginlik…
İşte albümün taşıdığı duygu tam olarak bu.
O genç, toy kalp…
Bir yandan akustik melodilerin zarafetini örerken, bir yandan
pop’un coşkusuyla ileri atılıyor; sonra ansızın kendini boğucu
bir çıkmazın içinde buluveriyor.
“Blizzard” ve “Song Bird” gibi “yalnızlık” üzerine yazılmış görkemli
ağıtlar ise dinleyeni gözyaşlarına boğacak kadar güçlü.
Albümün miksajı tamamlandıktan hemen sonra ISSAY
kahkahalar atarak,
“Bu albümü dünyaya tamamen sırtımı dönerek yaptım!”
demişti.
Ama ilginçtir…
ISSAY bunu ne zaman söylese ortaya mutlaka çok iyi bir iş çıkar.
Sevdiği her şeyi çekinmeden içine doldurduğu bu renkli albüm…
Zihnindeki görüntüleri olduğu gibi aktaran, kendine özgü sözleri…
Ve her şeyden önemlisi, sanki büyük bir keyifle,
hiçbir kuralı umursamadan hazırlanmış hissi…
Bütün bunlar albüme, en güzel anlamıyla bir amatör
ruh kazandırıyor.
Eğer Shishunki ISSAY’in kişisel tarihindeki “yeşil günleri”
anlatıyorsa, Green de Der Zibet’in grup olarak yeniden
yaşadığı bir ergenlik dönemi gibi.
Kimseye hesap vermeden kendi özüne dönen Der Zibet’in
bu etkileyici albümünü önümüzdeki iki ay boyunca
ayrıntılarıyla ele alacağız.
İlk bölümle başlayalım.
ISSAY: Bu albümün tek konsepti “Der Zibet”ti. (lol) “Pop olsun.”
“Deneysel olsun.” Bunların hiçbirini düşünmedik. Sadece…
“Der Zibet’e yakışanı yapalım.” dedik. Bizi zaten seven insanlar
dinlediğinde mutlu olursa bu bize yeterdi. Sözler için de özel bir
tema belirlemedim. Aslında başta bir anahtar kelime seçmeyi
düşündüm. Ama sonra vazgeçtim.
𒀸 Peki o anahtar kelime neydi?
ISSAY: Peter Pan’ın Karanlık Tarafı.
𒀸 Ama albümde gerçekten o hissediliyor.
ISSAY: Evet. Çünkü o sıralar zihnimi en çok meşgul eden şeylerden
biriydi. Dolayısıyla farkında olmadan şarkılara da yansıdı. Bir de…
Albüm bittikten sonra fark ettim. Sözlerde sürekli “çocuklar”
kelimesi geçiyor. Kendi kendime, “Neden durmadan çocuklardan
söz etmişim?” diye düşündüm.
𒀸 Ama albümün adını düşününce bunun çok doğal geldiğini
hissediyorum.
ISSAY: Olabilir. Ama aslında bu albümün adı Der Zibet II de
olabilirdi. Shishunki III de. Children da. Dolphin da. Ya da Green. (lol)
𒀸 Sanırım bütün bu isimleri birbirine bağlayan ortak nokta, senin
içindeki çocuk taraf. Yani senin hiç değişmeyen yanın. “Green”
dediğin şey de bu, değil mi?
ISSAY: Evet. Benim için öyle.
𒀸 O zaman “çocuk” senin içinde koruman gereken tarafı
temsil ediyor diyebilir miyiz?
ISSAY: … Belki içimdeki çocuk. Belki gerçekten bu dünyada yaşayan
çocuklar. Belki bir zamanlar çocuk olmuş yetişkinler. Belki de henüz
doğmamış çocuklar. Bilmiyorum. Ama sanırım hepsinin ortak
noktası şu: İnsanın en canlı olduğu hâl. En doğal olduğu hâl.
Bu albümde söz yazma biçimim de ilk zamanlardaki
hâline geri döndü.
Eskiden olduğu gibi, “Ne anlatmak istiyorum?” diye başlamadım.
Önce imgeler geldi. Sonra kelimeler. Sonra o kelimelerin çıkardığı
ses. Şarkı sözlerini yine o akışın peşinden giderek yazdım.
Gözümün önüne görüntüler durmadan geliyor. Benim yaptığım
şey sadece… Onları yakalamaya çalışmak. Ama görüntüler öyle
hızlı geliyor ki elim yetişemiyor. Ben de peşlerinden koşup
hepsini not alıyorum. Sonra onları tek tek seçip bir araya
getiriyorum. Ortaya çıkan şey bazen rüya mı, gerçek mi belli
olmuyor. Ama benim için gerçekten var olan şeyler bunlar.
Onları yazmak istedim.
Herkes tarafından anlaşılmaları gerekmiyordu. Çünkü açıkçası…
Ben şu “mesaj şarkısı” denilen şeyi hiçbir zaman tam anlayamadım.
Hani birinin omzuna dokunup, “Öyle değil mi?” demek gibi…
“Ben de aynıyım.” “Sen de aynısın.” gibi şarkılar. Sanırım onlar
herkesin ortak hissini yakalamaya çalışıyor. Ama benim öyle bir
ortak paydam yok. Kendimi tam tersine… O ortak paydadan en
uzakta duran biri gibi hissediyorum. Bu yüzden bu albümde
kullandığım kelimeler de tam olarak oradan çıktı.
Kaynak: ROCKIN’ON JAPAN
Yayın Yılı: 05.1995
Orijinal Dil: Japonca
Çeviri/Scan: Pluto Blackfish
İlk Çeviri Yayınlama: 17.07.2025
Revize Edilmiş Sürüm: 08.07.2026
Not: Bu çeviri Pluto Blackfish Archive için hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kopyalanmaması rica olunur.
Yorum bırakın