Etiket: GiGS GB

Dergi

  • DER ZIBET | GiGS GB | 12.88

    Dördü de Londra’yı İlk Kez Ziyaret Ettiğinde Neler Yaşadı? 

    Yazı  / Tomoko Imai

    Der Zibet’in dördüncü albümünün kayıtları için Londra’ya gitmesi
    eylül ayının başına denk geliyordu. Üstelik dört üye de ilk kez yurt
    dışına çıkıyordu. ISSAY’in uçaklardan ölümüne korktuğu da
    düşünülünce, “Acaba gerçekten gidebilecekler mi?” diye
    endişelenen ekiptekiler bile vardı. 

    Ancak Londra’ya vardıklarında gördüler ki sonuçta orası da aynı
    dünyanın bir parçasıydı. Üstelik stüdyoya yalnızca birkaç dakikalık
    yürüme mesafesinde bulunan bir otelde kaldıkları için günlük
    hayatın gürültüsünden uzaklaşıp çalışmalarına daha iyi
    odaklanabildiler. 

    Grubun tercih ettiği stüdyo, zamanında Kiyoshiro’nun da kayıt
    yaptığı Maison Rouge Studios idi. Yardımcı miks mühendisi olarak,
    grubun büyük hayranlık duyduğu Led Zeppelin gitaristi Jimmy
    Page’in solo albümünde de çalışmış Dick Beetham görev alıyordu.
    Ana miks mühendisi ise Doctor & The Medics ve New York punk
    efsanesi Ramones ile yaptığı çalışmalarla tanınan Craig Leon’dı. 

    Kısacası teknik ekip açısından kusursuz bir kadroya sahiptiler. 

    Der Zibet üyeleri de şimdiye kadarki çalışmalarından çok daha
    istekliydi. Hazırlıklarını eksiksiz yapmış olmaları sayesinde kayıt
    süreci son derece verimli geçti. Dahası, bu albümle birlikte
    kendilerini bambaşka bir yönleriyle ortaya koyma arzusuyla
    doluydular. 

    Ancak ne kadar hevesli olsalar da bütün günlerini stüdyoda
    geçirmediler. Fırsat buldukça alışverişe çıktılar, konserlere gittiler,
    sanat galerilerini gezdiler. Gerçi bunu biraz da mecburen
    yapıyorlardı; miks mühendislerinin çalıştığı iki üç saat boyunca
    yapacak pek bir şey olmuyordu. 

    Yaklaşık bir ay boyunca böyle dolaşınca dönüşte valizleri de
    hediyelik eşyalarla dolup taştı. 

    İlk ilgilerini çeken şey deri ürünleri olmuştu. Bunun sebebi
    Londra’nın bir anda soğumasıydı; ancak Japonya’ya döndüklerinde
    neredeyse tam anlamıyla deri tutkunu hâline gelmişlerdi. 

    MAYUMI ise gittiği her yerde poster topluyordu. Zamanla otuzdan
    fazla poster biriktirmiş ve ortaya gerçekten etkileyici bir koleksiyon
    çıkmıştı. Ne yazık ki Japonya’ya dönüş yolunda bu koleksiyon
    kayboldu. 

    ISSAY’in tercihi ise gömlekler ve bluzlardı. Antika dükkânlarında tam
    onun zevkine hitap eden sayısız parça vardı. 

    MAYUMI ile HIKARU ise Led Zeppelin’in bootleg kayıtlarının
    peşindeydi. 

    Aslına bakılırsa yalnızca bu alışveriş tercihlerine bakmak bile onların
    ne kadar tavizsiz, kendi zevklerinden ödün vermeyen bir rock grubu
    olduğunu anlamaya yetiyor. 

    Kaynak: GiGS GB
    Yayın Yılı: 12.1988
    Orijinal Dil: Japonca
    Çeviri/Scan: Pluto Blackfish

    İlk Çeviri Yayınlama: 17.07.2024
    Revize Edilmiş Sürüm: 06.07.2026

    Not: Bu çeviri Pluto Blackfish Archive için hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kopyalanmaması rica olunur.

  • DER ZIBET | GiGS GB | 03.88

    BRAND-NEW EXPRESS 

    KAYIT RAPORU — Bölüm 2 

    Kizaki Ekibi 

    Yılın son günlerinden birinde… 

    Der Zibet üyelerinin, üçüncü albümün ikinci yarısına ait 
    kayıtların miks çalışmaları için toplandığı stüdyoya huzurlu 
    ve güven dolu bir hava hâkimdi. 

    Ortaya çıkardıkları işe duydukları memnuniyet, kendilerine olan 
    güvenleri ve rahatlıkları sessizce stüdyonun atmosferine sinmişti. 
    Ellerindeki bütün potansiyeli albüme aktarabildiklerini hissediyor 
    gibiydiler. 

    Kizaki Kenji’nin prodüktörlüğünü üstlendiği altı parçanın tamamı 
    henüz canlı performanslarda bile çalınmamış yeni şarkılar. 

    Bu çalışmaların en dikkat çekici yönlerinden biri ise şarkıların 
    ilk kez önce sözlerden yola çıkılarak hazırlanmış olması. 

    Üstelik bu kez yalnızca söz yazarı değil, bütün grup en baştan 
    itibaren bir araya gelip fikir alışverişi yaptı
    (Bu yöntem Okano tarafındaki kayıtlar için de geçerliydi.) 

    ISSAY: “Uzun zamandır kendi aramızda ‘Şarkı sözleri gerçekten 
    çok önemli.’ diye konuşuyorduk. Bu dönemde hissettiklerimizi 
    ve grubumuzun duruşunu artık daha açık biçimde ifade etmek 
    istedik. Bu yüzden sözlerin konusu çoğu zaman üyeler 
    arasında yaptığımız günlük sohbetlerden çıktı.” 

    “Genel olarak bugünün şehir yaşamını yansıtan sözler bunlar.
    Öncekilere göre kelimeler daha önde duruyor; dinleyiciye 
    doğrudan sesleniyor. Daha gerçek, daha yaşayan şarkılar 
    olduklarını düşünüyorum.” 

    HIKARU: “Sözler önceden hazır olunca şarkının dünyasını 
    daha en başından görebiliyorduk. Bu yüzden hem beste 
    yapmak hem de parçaları çalmak çok daha kolay oldu.
    Gerçekten çok taze bir deneyimdi.” 

    Miks masasında bu kez sektörün en çok aranan isimlerinden 
    biri olan Michael Zimmerling görev aldı. 

    Temel anlayış yine grubun canlı performans enerjisini korumak 
    üzerine kurulmuş olsa da, bu kayıtlar Okano ekibinin hazırladığı 
    parçalara göre biraz daha ayrıntılı ve işlenmiş bir yapıya sahip 
    olacak gibi görünüyor. 

    HIKARU: “İki prodüktörle çalışmamıza rağmen albümün genel 
    çizgisi hiç bozulmadı. Elbette miksleri yapan kişiler farklı olduğu 
    için ses renklerinde küçük farklılıklar var
    ama bunlar rahatsız edici değil.” 

    “Albümün tekdüze duyulmasını istemiyorduk. Tam tersine, 
    farklı renkleri olan ama bütünlüğünü de koruyan bir çalışma 
    hayal etmiştik. İki ayrı prodüktörle çalışmak başta biraz risk 
    gibi görünüyordu ama sonuç beklediğimizden bile uyumlu oldu.” 

    “Sanırım bu süreç bize grubumuzun artık gerçekten sağlam 
    bir çekirdeğe sahip olduğunu da gösterdi.” 

    Sahnenin önünde bütün dikkatleri üzerine çeken ISSAY ve 
    HIKARU’nun arkasında ise HAL (bas) ile MAYUMI’nin 
    oluşturduğu ritim bölümü duruyor. 

    O kalın, göğsü titreten ritim… 

    İşte gerçek rock hissi tam olarak bu. 

    HAL: “Bize ‘Canlı performansa olabildiğince yakın 
    bir albüm yapın.’ denildi. Biz de ‘Öyleyse ritimleri 
    programlamayalım; her şeyi canlı çalalım.’ dedik.
    Bu kararlılıkla çalıştık ve ortaya beklediğimizden de 
    tatmin edici bir sonuç çıktı.” 

    MAYUMI: “Canlı çalmanın yerini hiçbir şey tutmuyor. (lol)
    Davul çalmak insanı sağlıklı tutuyor.” 

    ISSAY: “Daha prova aşamasındayken kendi kendime ‘Bu ritim 
    arkamızdayken HIKARU’yla ne yaparsak yapalım yürür.’ diye 
    gülüyordum.” 

    Der Zibet, bugünlerde kolay kolay rastlanmayacak 
    kadar gerçek bir grup görüntüsü veriyor. 

    Birbirlerine duydukları güven son derece güçlü. 

    Bu yüzden herkes kendi karakterini özgürce ortaya koymasına 
    rağmen ortaya şaşırtıcı derecede bütünlüklü bir müzik çıkıyor. 

    Her biri tek başına on birim güç ortaya koysa bile… 

    Bir araya geldiklerinde sonuç kırk değil… 

    Altmış… 

    Belki de seksen oluyor. 

    İşte buna gerçekten “grup sihri” denir. 

    Kayıtlar neredeyse hiçbir pişmanlık bırakmadan tamamlandı. 

    Tekrar ediyor gibi olacağız ama… 

    Bu albüm gerçekten de grubun büyük bir özgüvenle hazırladığı 
    bir çalışma. 

    HAL: “Bu albümdeki performansın taşıdığı gerilim gerçekten 
    çok güçlü. Bugün rock’ı sadece meslek olarak yapan pek çok 
    grup var. Ama biz ruhumuzla rock yapan bir grubuz.” 

    Ve son sözü ISSAY söylüyor. 

    “Bir gün bu albümün Japon rockının klasik albümlerinden 
    biri olarak anılmasını istiyoruz.” (lol) 

    Fotoğraf: Mikio Ariga 
    Yazı: Akira Noguchi 

    Kaynak: GiGS GB
    Yayın Yılı: 03.1988
    Orijinal Dil: Japonca
    Çeviri/Scan: Pluto Blackfish

    İlk Çeviri Yayınlama: 13.07.2024
    Revize Edilmiş Sürüm: 06.07.2026

    Not: Bu çeviri Pluto Blackfish Archive için hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kopyalanmaması rica olunur.

  • DER ZIBET | GiGS GB | 02.88

    BRAND-NEW EXPRESS 

    1988’in Umut Vadeden Yeni Sanatçısı 

    KAYIT RAPORU — Bölüm 1 

    Der Zibet, gelecek baharda yayımlanması planlanan 
    üçüncü albümünün kayıtlarını sürdürüyor. Okano Hajime 
    ve Kizaki Kenji adlı iki prodüktörün ellerinde şekillenen grubun 
    yepyeni dünyasını, kayıt sürecinin ilk bölümünden başlayarak 
    sizlere aktarıyoruz. 

    Sonunda Der Zibet büyük kozunu oynuyor. 

    Bu yıl boyunca ülke çapında verdikleri konserlerle büyük övgü 
    toplamaya başlayan grup, sahnede kazandığı güveni ve enerjiyi 
    stüdyoya taşıdı. 1988 yılının Mart ayında yayımlanması planlanan üçüncü albümün 
    kayıtları ise tüm hızıyla devam ediyor. 

    Bu albümün en dikkat çekici özelliği, iki farklı prodüktörle 
    hazırlanıyor olması. 

    Bir tarafta PINK grubundan, Chiwaki Mayumi ve THE WILLARD 
    gibi isimlerle yaptığı çalışmalarla tanınan Okano Hajime… 

    Diğer tarafta ise Ōsawa Yoshiyuki ve Koji Kikkawa 
    gibi sanatçılarla çalışan Kizaki Kenji… 

    İki başarılı prodüktörün Der Zibet’in dünyasını nasıl farklı 
    biçimlerde yorumlayacağı şimdiden büyük merak uyandırıyor. 

    Okano ekibi kayıtlarına Kasım ayının başında başladı ve yalnızca 
    bir hafta içinde miks aşamasına kadar ulaştı. Başlangıçta beş 
    parça planlanmışken çalışmalar beklenenden hızlı ilerlediği için 
    altı şarkı tamamlandı. 

    Bu aşamada vokalist ISSAY ve gitarist HIKARU ile konuştuk. 

    HIKARU:“Kayıtlar neredeyse canlı performans gibi geçti ve 
    gerçekten çok keyif aldık. Bilgisayar tabanlı düzenlemeleri 
    mümkün olduğunca kullanmadık. Daha organik, daha sade 
    ama buna rağmen oldukça gösterişli bir kayıt ortaya çıktı.” 

    ISSAY: “Benim için önemli olan küçük ayrıntılar değil, şarkının 
    bütünüydü. Mesela tek tek enstrümanları dinlediğinde 
    ‘Burada biraz eksiklik var galiba.’ diyebileceğin yerler olabilir.
    Ama hepsi bir araya geldiğinde ortaya çıkan his daha önemliydi.
    O anın enerjisini korumak istedik. Hepimiz inanılmaz odaklanmıştık.
    Bu yüzden birçok parça ilk kayıtta kabul edildi.” 

    HIKARU: “Ufak nota hataları bile kaldı. Sonradan yeniden 
    kaydederiz diye düşünüyorduk ama sonra dinleyince fark 
    ettik ki o enerji  her şeyin önüne geçmişti. Biraz ham sayılabilir 
    ama asıl önemli olan da buydu.” 

    Kayıtları dinleme fırsatı bulduk. 

    İlk izlenimimiz tek kelimeyle şuydu: 

    “Olmuş!” 

    Ortaya son derece canlı, tok ve fiziksel bir ses çıkmış. 

    Sanki grup birkaç metre önünüzde çalıyormuş gibi güçlü bir 
    hareket hissi var. Güçlü ama kontrollü davullar, keskin ve tane 
    tane duyulan gitar tonları dinleyiciyi doğrudan içine çekiyor. 

    Özellikle HIKARU’nun gitar performansı albümün en dikkat çekici 
    yönlerinden biri. 

    Ton çeşitliliği, gitarın farklı renklerini ustalıkla kullanışı ve aniden 
    patlayan solo bölümleri gerçekten etkileyici. 

    HIKARU: “Klavyeyi neredeyse hiç kullanmadık. Ama albümün 
    tekdüze duyulmasını da istemedik. Bu yüzden gitarlarla birçok 
    farklı şey denedik. Akustik gitarı da oldukça fazla kullandık.” 

    ISSAY’in vokali ise önceki çalışmalara göre 
    belirgin biçimde güçlenmiş. 

    Sadece sesi değil, ifade biçimi de çok daha geniş bir 
    alana yayılmış. Söyledikleri dinleyiciye doğrudan ulaşıyor. 

    ISSAY: “Bu kayıt sürecinde inanılmaz bir odaklanma vardı. Kayıttan 
    önce bütün enerjimi içimde biriktiriyor, vokal kabinine girdiğim anda 
    ise hepsini bir anda dışarı bırakıyordum. Sonuç olarak her şarkının 
    söyleyiş biçimi ve nüansı birbirinden oldukça farklı oldu.” 

    “Bunun en büyük sebebi tamamen konsantre olabilmemdi. Elbette 
    kayıtlardan önce yaptığımız uzun provaların ve şarkı sözleri 
    üzerinde uzun uzun çalışmamızın da etkisi vardı. Sanırım bu süreç 
    sayesinde kendimi daha net görebilmeye başladım.” 

    Şimdilik kayıtların ilk bölümü için söylenebilecek tek şey şu: 

    Der Zibet, olağanüstü bir konsantrasyonla stüdyoya 
    girmiş ve ortaya çıkan sonuçtan fazlasıyla memnun. 

    Bir sonraki sayıda ise Kizaki Kenji ekibiyle gerçekleştirilen 
    kayıtların ikinci bölümünü aktaracağız. 

    Beklemede kalın. 

    Fotoğraf: Mikio Ariga 
    Yazı: Akira Noguchi 

    Kaynak: GiGS GB
    Yayın Yılı: 02.1988
    Orijinal Dil: Japonca
    Çeviri/Scan: Pluto Blackfish

    İlk Çeviri Yayınlama: 13.07.2024
    Revize Edilmiş Sürüm: 06.07.2026

    Not: Bu çeviri Pluto Blackfish Archive için hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kopyalanmaması rica olunur.