



after THE LIVE
Ladies Room,
şu an deşarj modunda mı!?
1993 yılının 8 Mayıs’ında gerçekleştirilen,
adeta festival coşkusuyla geçen Nippon
Budokan “THE LIVE” konseri büyük bir
başarıyla sona erdi. Heyecanı hâlâ
dinmemişken, ülke çapındaki KIDS için
21 Ağustos’ta konser videosunun
yayımlanacağı da resmen kesinleşti.
İşte tam bu dönemde Ladies Room
ile bir araya geldik.
Bu kez dört üyenin birlikte katıldığı, sohbet
havasında geçen bir grup röportajı
gerçekleştirdik. Enerjileri yüksek mi,
düşük mü belli olmayan; ince ama yerinde
esprilerle dolu bu keyifli sohbette,
hem çıkacak konser videosunu hem de
son zamanlarda neler yaptıklarını anlattılar.
Röportaj & Derleme: Kazumi Kanoh
Fotoğraf: Osamu Nagahama
Fotoğraf Temini: Ki/oon Sony Records
𒀸 Budokan’dan sonra neler yaptınız?
JUN: Uzun bir kaçak hayatı yaşıyordum…
GEORGE: Demek kaçıyordun ha. Ben de o sırada JUN’un yüzünü hiç görmedim.
𒀸 Peki grup olarak neler yapıyordunuz?
GEORGE: Açıkçası pek bir şey yapmıyorduk.
Hepimiz sanki enerjimizi boşaltıyorduk.
HYAKUTARŌ: Enerji boşaltıp ne yapacaksın?
(gülüyor)
NAO: Asıl şarj olmanız gerekmiyor muydu?
Tatilde deşarj olmuşsunuz resmen.
(gülüyor)
GEORGE: Herkes bir yerlerde enerjisini
boşaltıyordu işte. (gülüyor)
𒀸 Budokan konserinin videosu yayımlanacak.
O günkü sahne geriye dönüp baktığınızda
size nasıl görünüyor?
HYAKUTARŌ: Geçmişteki biz de, gelecekteki
biz de bizim rakibimiz. Benim aklımda olan tek
şey onları sürekli geride bırakmak, baby.
GEORGE: (gülüyor) İşte Hyakutarō stili…
NAO: Buraya “kahkahalar” diye yaz.
HYAKUTARŌ: Biz hep bugünü yaşayan
insanlarız. O yüzden benim için
geçmiş de, gelecek de rakip!
NAO: Yanına “gülüyor” yazmayı unutma.
JUN: Yok, “Burada gülünecek.” diye yaz.
GEORGE: O daha iyiymiş.
JUN: Bundan sonra bizim röportajlarda hep
“Burada gülünecek.” yazın.
“gülüyor” yazmayın.
GEORGE: Aynen öyle. Garip olan zaten
biziz. O zaman sadece bir işaret koyup
dipnota “Burada gülünecek.” yazın.
JUN: Hatta “Burada büyük kahkaha”,
“Burada hafif gülüş” falan diye
çeşitlendirebilirsiniz.
NAO: “gülüyor” ifadesini de küçük,
orta ve büyük diye ayırın.
GEORGE: Ama bugün ben beyzbol oynayıp
geldim. Yoruldum, enerjim biraz düşük.
HYAKUTARŌ: Yok canım, gayet yükseksin.
(gülüyor)
GEORGE: Ama konser gerçekten harikaydı.
Gelemeyenler de videoyu izleyip o
atmosferi hissedebilir.
HYAKUTARŌ: Ama bu, Budokan konserini
olduğu gibi kaydeden sıradan bir konser
videosu değil. Elbette sahnedeki
performanslar varama kurgu tarafında da
epey emek harcandı. İzleyince
anlayacaksınız; Budokan’da bulunanlar
bile yeniden keyifle izleyebilecek, baby.
𒀸 Başta ve sonda yabancı bir kadının
yer aldığı, film sahnesini andıran
bölümler vardı…
GEORGE: O kısmı NAO anlatsın.
NAO: Hatta “Asıl çekmek istediğimiz
şey buydu.” diye söylentiler bile çıktı.
(gülüyor) Ama o fikir aslında yönetmene
aitti. Eğlenceli olacağını düşündük…
Gerçi bu kadar zahmetli olacağını hiç
tahmin etmemiştim.
HYAKUTARŌ: Böyle sahnelerin yer alması bile
bunun sıradan bir konser videosu olmadığını
gösteriyor. Ben artık yaptığımız işleri
uzun uzun açıklamayı sevmiyorum.
Önceki albümde de aynıydı. İzleyin, dinleyin
ve nasıl hissediyorsanız öyle kabul edin.
Gerisi size kalmış. Bence tek
söyleyebileceğim şey, ilginç bir iş olduğu.
NAO: Evet, alışılmış konser videolarından
biraz farklı bir çalışma oldu.
GEORGE: Bir de NAO’nun kendinden
geçmiş yüzünü öyle güzel
göstermişler ki, herkes sonunda
ikna olacaktır.
NAO: Sanki sen farklısın!
Ama şunu da yazın; sakın kare kare
ileri sararak izlemeyin. (gülüyor)
GEORGE: Aynen. Baştan sona tek seferde
izlenmesi gereken bir video.
Etkisini ancak öyle hissedebilirsiniz.
JUN: Duygulandırırken bir yandan da
güldüren bir iş olmuş.
HYAKUTARŌ: Ben o kadar da
duygulandırdığını düşünmüyorum.
(gülüyor) Şarkıları yeniden kaydetmedik;
her şey olduğu gibi bırakıldı.
Ama her şeyi olduğu gibi koyarsan da
ortaya sadece bir kayıt çıkar. Biz asıl,
o gerçekliğin içine nasıl biraz kurgu
katabiliriz diye düşündük.
O yüzden ruh hâli açısından da biraz Twin
Peaks havasında ince ince işlendi. (gülüyor)
𒀸 Şarkı seçimlerini nasıl yaptınız?
HYAKUTARŌ: Epey düşündük.
“HOT LADY” gibi eski şarkıları mutlaka
koymak istiyorduk. Budokan’da onları
çalmak, bir bakıma
“İşte biz buyuz.” demekti.
𒀸 Sonunda bu yedi şarkıya karar vermenizin
özel bir nedeni var mıydı?
HYAKUTARŌ: Yedi şarkı olmasına rağmen,
sanki yirmi şarkılık bir konser izlemişsiniz
hissini vermek istedik. Bunu uzun uzun
konuştuk. Sonunda “Tam gaz gidelim.” dedik.
Ama yine de ortaya, yirmi şarkılık bir konserin
yoğunluğunu taşıyan bir video çıktı diye
düşünüyorum.
Single parçaları ekleseydik iş biraz ticari
görünürdü. Bu yüzden özellikle
“GET LOST”u çıkardık.
NAO: Onun yerine “GET DOWN” girdi…
Gerçi bunun konuyla pek ilgisi yok.
(gülüyor)
GEORGE: (Kahkahalar) Ama ne demek
istediğimizi anlamışsınızdır herhalde.
(gülüyor)
𒀸 Videoda seyircileri de sık sık görüyoruz.
Konser sırasında onların yüzlerini sahneden
seçebiliyor muydunuz?
GEORGE: Görebiliyordum.
NAO: Ben hiç göremiyorum.
JUN: Ben görebiliyordum.
HYAKUTARŌ: Ben de göremiyorum.
NAO: Ben gerçekten hiç göremiyorum.
JUN: Yüzlerini seçemiyordum tabii ama…
GEORGE: En arkadaki üçüncü balkonun
son sıralarına kadar görmek mümkün değil
elbette. Ama ben genelde seyirciyi izlerim.
Onları gaza getiririm. Karşılığında tepki
alamayınca da sinirlenirim.
HYAKUTARŌ: Ben hiç göremiyorum.
Hatta bazen çalarken aklımdan,
“Ya önümde aslında kimse yoksa?” diye
geçiriyorum. Konser salonlarında bazen
boş kalan bölümler olur ya…
Işıklar yüzünden oraları seçemiyorum.
Bu yüzden seyirciyi coşturmaya çalışırken,
“Ya tam o tarafa bakıp sesleniyorsam
ve orada kimse yoksa?” diye düşündüğüm
oluyor. (gülüyor)
Galiba sandığınızdan daha soğukkanlı biriyim.
𒀸 NAO, sen özellikle bakmamayı mı tercih
ediyorsun? Yoksa gözlerin mi
pek iyi değil?
NAO: O da var ama… Ben biraz yerimde
duramıyorum. Sürekli etrafa bakıyorum.
HYAKUTARŌ: Onunki böcek gözü gibi işte.
Aynı anda çok fazla şey görüyor. İnsan çok
olunca hepsi birbirine karışıyor, sonunda
hiçbirini seçemiyor.
NAO: Demek gitarı da o yüzden yanlış
çalıyorum. (gülüyor)
𒀸 Videoya daha fazla şarkı koymayı hiç
düşünmediniz mi?
HYAKUTARŌ: Budokan’da olabildiğince çok
insana ulaşmak gibi bir düşüncemiz vardı
ve bence video da aynı fikri sürdürüyor.
Şarkı sayısı fazla olursa insanlar bazı bölümleri
atlayabilir. Bunu istemedik. Daha kısa
olursa herkes sonuna kadar dikkatini
kaybetmeden izleyebilir diye düşündük.
Bu yüzden yaklaşık kırk beş dakikalık
bir çalışma oldu.
Elbette her şeyi göstermek de mümkündü
ama Budokan’daki asıl amacımız mümkün
olduğunca çok insanla aynı heyecanı
paylaşmaktı.
GEORGE: Canlı performans sonuçta canlıdır.
Budokan’a gelenlerle birlikte yaşadığımız
heyecanı hiçbir video tam olarak
veremez. Görüntü ne kadar iyi olursa
olsun, aynı duygu oluşmaz.
O gece biz de seyirci de birlikte bir şey
yarattık. Herkes farklı bir şey hissetti.
Videoyla bunu birebir yeniden yaşatamazsın.
Biz de konseri çok başarılı buluyorduk.
Tabii küçük eksikleri vardı ama bütünüyle
bakınca gerçekten etkileyici bir konserdi.
İşin doğrusu, o anı en başından sonuna
kadar tekrar tekrar izlemek istemiyoruz.
Çünkü o gece yakaladığımız duygunun
olduğu gibi kalmasını tercih ediyoruz.
İlk Nakano Kōkaidō konser videosunu
çıkardığımızda da aynı şeyi söylemiştim.
“İyi bir konseri geriye dönüp
izlemek istemiyoruz.”
Eğer videoyu sadece “Siz de bizim
hissettiğimizi hissedin.” diye yayımlarsak,
bu zaten konsere gelen insanların
yaşadıklarıyla yarışamaz.
Bu yüzden farklı kamera açıları kullandık,
görüntüleri değişik biçimlerde kurguladık.
Aynı konseri başka bir bakış açısından
izletebilmek istedik.
Konseri olduğu gibi kaydetseydik,
ortaya sadece bir kayıt çıkardı.
HYAKUTARŌ: Aynen öyle.
Konseri olduğu gibi kaydetmek, sanki önemli
olanın sadece Budokan’da çalmış olmamız
olduğunu düşündürürdü.
Ama bizim için önemli olan Budokan değil.
Önemli olan, Budokan’a çıkarken taşıdığımız
düşünceydi. Video da aslında o
düşüncenin devamı. Yani bizim için
“Budokan”ın kendisi o kadar
önemli değil.
GEORGE: Biz hep söylüyoruz.
İster Budokan olsun, ister Rokumeikan…
Sahneye çıktığımızda biz yine aynı grubuz.
Bu videoyla da bunu göstermek istedik.
𒀸 Son olarak videoya özel olarak eklenen
yeni bir şarkı da var.
GEORGE: Çünkü bu sıradan bir konser
videosu değil. Yeni bir şarkıyı ilk kez bir
konser videosunda tanıtmak çok sık
rastlanan bir şey değildir.
HYAKUTARŌ: Bu bizim dinleyicilerimize
küçük bir hediyemiz. “Rain in my heart”,
Budokan’a gelen herkes için hazırlanmış
özel bir armağan gibi.
O görüntülerde yer alanlar da şanslı
sayılır. Gazeteye çıkanlar ise pek şanslı
değildi. (gülüyor)
Şunu da yazın; gazeteyi biz çıkarmadık!
Bizim yüzümüzden olmadı!
Hatta o olay yüzünden kırmızı kart
bile gördük.
𒀸 O son şarkı için özel kayıt da yaptınız.
GEORGE: Sırf onun için stüdyoya girdik.
NAO da epey uğraştı. Gitarları neredeyse
yirmi beş kat üst üste kaydetti.
NAO: İşimiz sabaha karşı altıya kadar sürdü.
HYAKUTARŌ: Ben de uzun zamandır ilk kez
vokal kaydında bu kadar zorlandım.
GEORGE: (kahkahalar)
Video çekimleri de oldukça zahmetliydi.
Bir mekânı bütün günlüğüne kiraladık.
Sabahın köründe toplandık.
Herkes saçını yaptırdı. Set kuruldu.
Gerçekten yorucu bir gündü.
𒀸 Klibin fikri kime aitti?
HYAKUTARŌ: Bir gün yemek yerken,
“Bunu yapalım.” diye ortaya ben attım.
JUN: Sonrası zaten kendiliğinden gelişti.
Fikir büyüdü… Sonunda bugünkü hâline
geldi.
HYAKUTARŌ: Bir de şu var…
Videoyu alan herkes sözlere de mutlaka
baksın. Şarkı sözlerini okumadan geçmeyin.
GEORGE: Benim aksiyon sahnelerimi de
iyi izleyin. Sigarayı fırlatıp attığım çok
havalı bir sahnem var. Onu kaçırmayın.
Bir de JUNK’un final sahnesi…
Gerçekten çok karizmatik oldu.
𒀸 Bu şarkı fanların uzun zamandır
beklediği bir parçaydı.
HYAKUTARŌ: Evet. Eskiden beri bu şarkıyı
hemen anlayanlar da vardı…
Hiç anlamayanlar da. Sanırım bu sefer
anlamayanların sayısı daha fazla olacak.
(gülüyor)
GEORGE: Evet… Gerçekten öyle olabilir.
𒀸 Peki başlığını artık açıklayabilir misiniz?
HYAKUTARŌ: Tabii.
GEORGE: Neydi ya…
“Hoplayıp Zıplayalım” falan değildi…
HYAKUTARŌ: (gülüyor)
“SWAPPING PARTY ’93 — Aşk Kapışması
~ Bu Gece Başına Yıldırım Düşebilir…
Version” Bu başlığı bulana kadar
gerçekten çok uğraştık.
𒀸 Peki ya sözleri?
HYAKUTARŌ: Onlar daha da zordu. Herkes
“Böyle olsun.” “Hayır, şöyle olsun.”
diye konuşuyordu. Telefonlar durmadan
çalıyordu. Uzun zaman sonra gerçekten
uğraşarak yazdığım sözler oldu.
(Herkes güler.)
Aslında yeni açılan Filipinler’deki stüdyoda
kaydetmeyi planlıyorduk.
NAO: Hayır hayır… Öyle bir plan yoktu.
(gülüyor)
HYAKUTARŌ: Ama sözler yetişmeyince
bütün plan iptal oldu. Artık bir dahaki kaydı
Antarktika’da yaparız.
(Buraya “Herkes geri çekilir.” diye yazın.)
NAO: İşte şimdi gerçekten buz kestim.
𒀸 Pek çok kişi Budokan’ı grubunuz için
bir dönüm noktası olarak görüyor.
Sizin için de öyle miydi?
HYAKUTARŌ: Bizim için hiçbir zaman
“dönüm noktası” diye bir şey olmadı.
GEORGE: Daha yolun başındayız.
Bundan çok daha fazlasını yapacağız.
Benim seviyeme ulaşmaları için daha
çok çalışmaları lazım.
𒀸 (Kısa bir sessizlik…)
Kimse bir şey demeyecek mi?
HYAKUTARŌ: Buraya “Herkes donup
kaldı.” yazın. (gülüyor)
GEORGE: Yok yok… “Burada
afallanılacak.” diye yazın.
𒀸 Peki NAO ve JUN siz ne
düşünüyorsunuz?
NAO: Ben de aynı fikirdeyim.
JUN: Buraya sadece “Başını sallıyor.” yazın.
𒀸 Şu sıralar yeni şarkılar üzerinde
çalışıyor musunuz?
GEORGE: Hiçbir şey yapmıyoruz.
Sadece beyzbol oynuyoruz.
𒀸 Sonbaharda yeni bir single çıkacağı
konuşuluyor.
HYAKUTARŌ: Şu an “yeni şarkı yazıyoruz”
diyebileceğimiz bir durum yok. Şimdilik
sadece dört kişi bir araya gelip fikir
alışverişi yapıyoruz. Hepimizin aklında
farklı şeyler var. Bunların hepsini yapmak
zorunda değiliz. Önemli olan, sonunda
birbirimizle uyum sağlayabilmek.
Tıpkı Piccolo ile Gohan gibi.
𒀸 Dragon Ball’dan mı bahsediyorsunuz?
GEORGE: Hani Piccolo ölürken,
“Benimle gerçekten konuşan
tek kişi sendin…” deyip gözyaşı döküyor ya…
JUN & NAO: Hiçbir şey anlamadık.
(gülüyor)
HYAKUTARŌ: Şarkı yazmaya başlamadan
önce her zaman böyle oluyor. Belki de
yarın aniden oturup yeni bir şarkı yapmaya
başlarız. Biz hiçbir şeyi önceden planlayan
bir grup değiliz.
GEORGE: Zaten planlasan da işler hiçbir
zaman düşündüğün gibi gitmiyor.
𒀸 Yani yeni single’ın nasıl olacağı
henüz belli değil.
GEORGE: Aynen öyle.
HYAKUTARŌ: Gerçi yapmaya karar verirsek
yarım günde bile bitiririz.
Ha…
Bu arada…
Bir sonraki single’ın adını az önce buldum.
“Yume with YOU” — Honjō Misako
Version. (gülüyor)
Kaynak: Fool’s Mate
Yayın Yılı: 09.1993
Orijinal Dil: Japonca
Çeviri/Scan: Pluto Blackfish
İlk Çeviri Yayınlama: 14.09.2025
Revize Edilmiş Sürüm: 27.07.2026
Not: Bu çeviri Pluto Blackfish Archive için hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kopyalanmaması rica olunur.
Yorum bırakın